12.01.2009

ELİNİ VİCDANIMDAN ÇEK!!!

Her şeyi, her duyguyu, her inancı ranta tahvil etme üzerine kurulmuş Türk siyaset mentalitesi haliyle böyle bir fırsatı kaçıracak değildi.

Adapazarı Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi'nin evlerine Filistin bayrağı asan aileye altı ay ücretsiz doğalgaz sağlama sözünden sonra Eğitim Bakanı okullarda Gazze'de ölenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulması talimatı yayınlamışlar.

Vicdanım benimdir, devletin değil. Vicdanıma neyi sığdırıp sığdıramayacağımı ancak suç oluşturduğu noktada hukuk kuralları sınırlar. Neye üzüleceğimi, neye acıyacağımı, neye saygı duyacağımı, neye selam duracağımı yüce Türk devleti belirleyemez. Vicdanımı satın alma çabası çiğ ve çirkin bir dünya algısının ürünüdür.

Vicdan özgürlüğü diye davul zurna çalanların başkalarının vicdanı üzerinde pervasızca tahakküm kurma çalışmasına şaşırmak benim naifliğimden kaynaklanıyor olsa gerek. Vicdan denen şeyin din kurallarıyla sınırlı olduğunu düşünenler için 6 yaşındaki çocukların kutsal kitap ezberlemek için derme çatma kurslara gitmeleri vicdan özgürlüğüdür. Vicdani red, başka dinlere inanma, başka dinleri yayma, Sünni ortodoksiden sapma, din kurumunun kurallarını hayatının temeline koymama, hele ki din kurumunu tümden reddetme zinhar özgürlük değildir. Bireysel özgürlük, kollektivitenin beklentilerine aykırı olmadığı sürece özgürlüktür.

Siyasal kültürümüzün temelinde yatan ve yurttaşı devletin mülkü, tebası, uzaktan kumandalı oyuncağı olarak gören anlayış baki; bedeniniz ve vicdanınızın direksiyonundakilerin gitmenizi istedikleri yön konusunda bir değişiklik var sadece. Bunu da size demokratikleşme, şeffaflaşma, bireyselleşme, sekülerleşme, çoğulculaşma diye satıyorlar. Yerseniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder