Her gün bütün oluklardan, kapı aralarından sızan milyonlarca sesten biriyim. Olağanın sukünetine yaslanmışlığımdır bu bir yandan, endişesizim. Herkesin ak dediğine ak diyen yalancı çobanım, umarsızım. Kitlenin en canlı en küçük parçasıyım. Sosyolojik bir tanımlamaya emanet varlığım. Kapanmamışım, kapatılmamışım, bir neden yok bunun için.
İsrail’i kınıyorum çünkü din, dil, ırk, cinsiyet, renk ayırt etmeyen ve terör her nereden ve her kimden gelirse gelsin kınayan büyüklerimin izindeyim, varlığımı daha yüce varlıkların uzun ömrüne kurban etmekle daha da değerlendiriyorum kendimi.
İsrailli ve Yahudi değilim, olsam kınamam beklenmez zaten, kınamam vatan hainliğidir, din, dil, ırk aymazlığıdır, insanlığa karşı başkaldırıdır kınamam. Cümlenin arkasından dolanalım anlamayanlar için, İsrailli ve Yahudi değilim, mazlum Gazze halkının üzerine bomba yağdıran Siyonist, saldırgan, işgalci, kendi durduğum yere göre, insanlık düşmanı ya da orospu çocuğu İsrail’i kınıyorum o halde.
Anlamayanlar için bir daha dolanalım bulduğumuz yerinden cümlenin, İsrailli ve Yahudi değilim, İsrail’i kınamıyorum, insanlığınızın bir parçası olmak istemiyorum, rakamlarla konuşmak istemiyorum, bir insanın ölümünü, 600 çocuğun ölümü yanında hiçleştiren gözlerden olmak istemiyorum, kimin başlattığını, kimin daha ileri gittiğini, kimin nemalandığını ya da kimin kimin sesi haline geldiğini tartışmak istemiyorum. Alî siyasetinizin bir parçası değilim.
Her şeye dokunabilen, ama insanlık denen o kıymeti kendinden menkul ve bu yüzden bir o kadar erişilmez ve saydam, işte tam da bu yüzden kirletilemez olan kavrama dokunamayan ve bu yüzden ikiyüzlülüğü en büyük erdem olarak baş üstünde taşıyanlardan olmaktan, insanlığınıza dokunmamak acısından feragat ediyorum.
Anlayamadığım için tekrar arkasına geçiyorum cümlenin. Gazze’de ölen çocukları öldürenleri insanlık adına lanetleyenlerin arkasına da geçiyorum böylece. Rahat uyku uyumak, Çağlayan Meydanı sonrasında sıcak bir çorba içmek, canlı yayında demeç verdikten sonra silah anlaşması imzalamak, genel kurulda tartıştıktan sonra dünyanın başka bir yerindeki acıyı ertesi haftaki toplantıya bırakmak, uzun uzun cümleler kurmak ve hep bilmek en doğru yerinde koymayı noktayı, bunun adı bu, adına insanlık denilen, günde milyonlarca kez, tamamen giyinik, ve hatta saçlarına kadar giyinik, ve hatta gözlerine kadar; elleri cinsel organları üzerinden hiç kaymadan yaşama sanatının adı. Seksomanyak, kibirli, alî, bu yüzden entelektüel, bu yüzden akademisyen, haberci, bu yüzden başbakan, korgeneral, bu yüzden anne, baba olunan bir dünya bu.
Gün içimize işleyen, işletilen acıları, utanmazlıkları, yanlışlıkları yerin dibine geçirme günü… Gün sizindir, adına insanlık diyeceğim şeyi bulmak için, belki milyon belki tek olarak öleceğim yere gidiyorum…
Esenlikler.
b.e.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder